Yalan ve Modern İnsan...

Hepinizin bildiği gibi sık sık da yaşadığımız gibi etrafımızda, kendinizde, yakınlarınızda insanların mümkün olduğu kadar hiçbir zahmet çekmeden, engellere maruz kalmadan bir rahatlığa kavuşma ve rahatlık içerisinde olmak, hatta bunun diğer bir anlamı da,  geleceğini garanti altına almak gibi gayet ekonomik bir sözcüğü kullanmayı da tercih etmektedir insanlar. Şimdi böyle bir rahatlığa ulaşabilmek hususunda acaba modern insanın rahatlığına ‘yalan ‘ dahil midir değil midir konusu üzerinde biraz durmak istiyorum.

Bildiğiniz gibi, zamanımızda belli bir vicdan azabı duymadan, böyle bir vicdan sıkıntısı hissetmeden, böyle bir gailesi olmadan, küçük ya da büyük ismini öyle koyuyoruz, küçük yalan, büyük yalan, küçük günahlar, büyük günahlar gibi yani tamamen insanı biraz rahatlatıcı dalaverelerle, küçük veya büyük yalanlar gibi yahut kasti veya masum kurtarıcı yalanlar gibi yalanlar söyleyerek durumunu kurtaran insanların sayısı gittikçe çoğalıyor.
Hatta gerçekten sıkışık durumlarda değil de, küçük bir rahatsızlıktan ya da önemsiz bir mücadeleden kaçınmak için bile yalan söyleniyor. Belki sizlerin bir kısmı da, kısa süre önce, böyle bir yalan olayıyla karşılaşmışsınızdır.

Bunu, ya siz komşunuza, evinizdeki bir kimseye söylemişsinizdir. Ya da bir telefon konuşması esnasında o küçük gönül alıcı, karşı tarafı ferahlatıcı şekline sokulmuş olan bir yalan da olmuş olabilir. Hiç kuşkusuz, üzücü ve utandırıcı sonuçları olmadığı müddetçe bu önemlidir.

Yani bu karmik bir yük getirmediği, negatif karmik bir yük getirmediği müddetçe,  genellikle herkes doğruyu söyleyebilmek arzusu duyar. Hiç kimse yalan söylemeyi, böyle bir hastalık şekliyle, bir mani tarzında olmasını istemez. Çünkü bir an kendisini yalan söylenilen kimse gibi görürse, aldatılmanın ve aldatmanın hiç de iyi bir şey olmadığını hissedecektir.

Kaynak: Ergün Arıkdal, Büyük Değişimin Eşiğinde Anadolu Misyonu Sayfa:118



Eklenme Tarihi
17.12.2013 21:14:40