Geleceğin İnsanı

Geleceğin insanı, tek yönlü olmayan insandır. Dualiteden kurtulmuş, küresel hayat anlayışına göre idrakinin boyutlarını artırma yolunda çaba harcayan, hayatın “bencil mücadele” evrelerini tamamlamış, vicdanının sesini dinlemeye alışkın ama vazifesi için olağanüstü gayret gösterebilen insandır.

Duygusal otomatizmanın kurbanı olmayan ve putseverlikten elini eteğini çekmiş, simgelerin özünü yakalamış geleceğin insanı, maddenin kullanılmasını sadece vazifesinin yerine getirilmesi olarak gören insan olacaktır.

İktidar veya maddi kudret sahibi olma arzu ve hırsları içinden geçip gelen insanlığın “sonu ne olacaktır?” sorusuna verilecek cevap basittir:

Rabb’ini bileceksin!
Kendini bileceksin!
Tekamül edeceksin!


İnsanlığın içinde bulunduğu şuursuz, otomatik, uykuda vazife aşamasının sonunda güneş gibi ortaya çıkacak olan uyanma “kıyam etme”, şuurlu vazife hayatını yaşamak, Dünya Okulu’nda yapılacak en son eğitim ve uygulamadır ki, bunun sonu mezuniyettir.
Hiçbir duygusal realite “Dünyayı yenmeye” yeterli değildir.

Bu vicdanın da, sevginin de, inancın da işi değildir. Bunların hepsi duygusal varlığın adım adım ilerlediği bir yoldur. Kendini bilmeyenin Rabbi kendisidir; kendine tapar, kendi realitesine tapar.

İnsanın uyanmadan kendine tapıcılığı terk etmesi mümkün gözükmüyor. Kendini aldatmanın son kertesine gelen insanlığın acı uyanışı yakındır.
 
Kaynak: Ruhsallık Üzerine Denemeler  Ergün Arıkdal



Eklenme Tarihi
18.12.2013 01:23:12