Enkarnasyon İhtiyacı

Yeni bir enkarnasyon anlayışı edinme ihtiyacı büyümektedir. Enkarnasyon sadece bir bedene bağlanmak değildir ve bu konu varlık sorununu halletmek bakımından üzerinde çok durulması gereken bir husustur.

Gerektiğince üzerinde durulmamış ve hatta anlaşılmamış olan bir konu, iki ayrı cevherin herhangi bir mekan değiştirerek bir arada bulunması manasında algılanmaya devam etmektedir ancak bu tamamen klasik bir anlayıştır. Ruhçuluk bilgisi açısından da, dinsel ve mantık bakımımdan da artık klasikleşmiş olan bu tanımları bir an önce tadil etmemiz lazımdır.

Bu klasik tanımlar, ruh ve beden ilişkisini ’Biz ona kendi nefesimizden üfledik’ gibi cümlelerle anlatan çeşitli kutsal metinlerdeki ifade güçsüzlüğüne dayanmaktadır. Normalde bunu bir yere üflemek ve üflediğimiz her ne ise onun da bir şeyin içine girmesinden başka şekilde anlamamız zordur.

Günümüz insanının elindeki örnekler nedir? Böyle bir tanım, balonun şişmesi veya bir şişenin içerisine suyun dolması ya da havanın herhangi bir boşluğun içerisine yayılması gibi imajlar çağrıştırır. Yani iki ayrı şey birbirinin içine giriyormuş ama ayrı cevher olarak var olmaya devam ediyor gibi algılanmaktadır; tamam zarf ayrı bir şeydir, mazruf ayrı bir şeydir, kabul ediyoruz.

Ama enkarnasyon bu değildir.

Ruhsal varlığın enkarnasyonu onun bir yerden kalkıp bir yere girmesi manasında değildir; elbette Hindu anlayışının dışında olan ve çok daha kapsamlı, geniş olan enkarnasyon tanımı, ne yazık ki birçok ekolün pek işine gelmemektedir. Çünkü daha kapsamlı bir enkarnasyon tanımı kabul edildiğinde, hem tekrar doğuş kavramının karşısında olanların hem de tekrar doğuş kavramını çok dar ve bize göre yanlış yorumlayarak kabul ettirmeye gayret edenlerin ortaklaşa kullandıkları tenasüh anlayışı ortadan kalkmaktadır.

Evet herhangi bir hayvanın zihniyetini yaşatması için herhangi bir kimsenin hayvan olması, illa bir kedi, kuş, köpek şekline girmesi şart değildir. Zihniyeti, şuuru o hayvanla temsil edilebilir ama bu da insanı bir varlık değişmesine yani beden değiştirmesine götürmez.

Kaynak: Yarınlar İçin Pozitif Yaşam Ergün Arıkdal Sf:164, 165, 166



Eklenme Tarihi
16.12.2013 19:31:53